home sweet home... mail me! mehmet_tastan@hotmail.com rss

ruhum…

ruhum...
.
Ruhum ne ondan önce vardı,
ne ondan ayrı bir sırrın kemâlidir,
ruhum onun,
o dışımdaki âlemin bende akseden hayâlidir.
Ve aslından en uzak
ve aslına en yakın hayâl
bana ışığı vuran yârimin cemâlidir…

Nazım Hikmet Ran

Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı deÄŸil…

Beyhude gamlanma divane gönül
Cümle alemin rızkını veren vardır
Yaptığın hatayı görmüyor sanma
Kalpte gizli en derin sırları bilen vardır

Mal-ı emlakım var deyu güvenme
Arkam var deyu dayanma
Sırt üstü insanı yere varan vardır

Beyhude gamlanma divane gönül
Cümle alemin rızkını veren vardır

Derdime vakıf değil canan
Beni handan bilir
Hakkı vardır şad olanlar
Herkesi ÅŸadan bilir

Söylesem tesiri yok,
sussam gönül razı değil
Çektiğim alamı
bir ben birde Allah’ım bilir

 Fuzuli

o ÅŸimdi asker…


bu kadar zamandır alışamadım…

mevsim bahar
.
Kimine yar,
bana dar bu sevda.

sebebim aynı…

içimde bir sevda,
acısı / sancısı
hasretle beklenen yolcusu var

şu gönül yıllarca
pas tuttu / yas tuttu
yolcusu gelmeyen hancısı var

bu gidiÅŸlerin,
aslında benim kendimden kaçışlarım

sen gideli çok oldu ya
dermanım yok artık.

içimde bir efkar
gönlümde bir yorgunluk,
elimi uzattım,
öylece kaldı boÅŸlukta…

suyu sek mi içmeli?

teselliyi kadehlerde aramam ki, bana sen lazımsın...
.
ilaç kutularındaki etiketler gibi,
tek tek çıkardıkça üzerindekileri,
içtikçe ucuzlayan kadınlar gördüm!ben mi?
hala içmiyorum…

teselliyi kadehlerde bulamam ki,
bana sen lazımsın…

kafam güzelken bile,
hiçbiri senin kadar güzel değil ki.

oysa
ben
seni
hala

beni bırakın

BomboÅŸum Buralarda

Sevdiğim başkasının çiçeğiymiş Gönlü bağlıymış yeniden sevemezmiş...
Kimilerin yıldızı yüzüne güler
Benimki inatla yüz göstermiyor
O benim güneşimdi parladı sabah erken
Utançla batıya süzüldü aniden

Sevdiğim başkasının çiçeğiymiş
Gönlü bağlıymış yeniden sevemezmiş
Oysa ben bir çocuk gibi savunmasız ve gerçek
İlk defa aşka gelmiştim

Bana bir haller oluyor son zamanlarda
Günlerdir yüzüm asık
BomboÅŸum buralarda

Kutsi - BomboÅŸum buralarda - Sana ne
2006-05-17 18:12:17

Hayat! git başımdan…

kim suçlu?
.
Senin o güzel kalbini
çepeçevre sarmış suçluluklarımla
bir sabah güneşinde daha görmek
..
Her gün sana yeni sonsuzluklar yükleyerek yeniden
bağlanıp
hiçbir kıvılcımını örtemeyen
kırmızı perdelerın arkasına saklanmak
..
her bir sabahin ilk nefesinde
göğsümdeki ilaçsızlığın darplarını
suçsuz durgunluğuna yaslamak
..
hiçbir zaman içinde olmayan
olmayacak bir yanyana geliÅŸin
rastgelebilecek oltalarında zayi olmak
..
ve
..
belki’yle basladiÄŸin cümlelerin rotasında
her kelimeyi içime çekerek
isini soluÄŸumda saklamak
..
sana insafsızlık, bana acı, zamana inattan baska
nedir(?)
..
sırf parmaklarında yorulan üzüntülerin
sabaha karşı ovuşturduğum bunalişların
uyandığında hatırlayamadığın devrilişlerim için
dünyanın en güzelinin sen olduğuna inanman için
geleceğe gark olmus düşlerinde yok olmak için
sevginin çaresizliğni göstermek için
sadece senin için;
geceleri, kendimi
ve bildiğim tüm çiçekleri
aklına bırakıyorum
..
bu son olsun diye
bitsin artık diye
sen bir daha hiç üzülme diye
unutmak için değil
bu defa
unutulmak için gidiyorum..

inan hepsi bi sen etmiyor…

.
ruhumu giydim sırtıma sana geliyorum...
Adın kadar güleç değildi yüzün,
gülüşünde derin acılar vardı
gözlerinle bile gizleyemediğin.

sinsi bir kedi gibi insana sokulan kısık sesin,
ta içime işlerdi,
mutlu olurdum…

aklımdan çıkmıyor bakışların,
nedir bu bendeki?
herkesi bir sebepten sana benzetiyorum,
ama inan hepsi bi sen etmiyor

ruhumu aldım sırtıma,
sana geliyorum…

bir mevsimin acı gerçekleri…

gitmelerin acıttı hep canımı,
arkandan çok konuştum kendi kendime,
uzayan yollardaki yalnız yolculuklarımda…

kaptan bendim,
okyanusta boşluğa sürer gibi gemiyi,
gezdim durdum avare yollarda bi başıma,
bursa çok çekti kahrımı.

bazen sahte dostlar oldu,
dağ yolundan şehrin ışıklarını seyrettik,
her birimiz kendi acılarını gömdü içine,
içimizde haykırışlar, aÄŸzımız sus pus…
ne rakı vardı, ne balık, ne de sen…
-dost ağızlarda adını anmak güzeldi -
gelsen farkedermi bilmem ama, gelme.
benim daha cok yalnızlıklarım olacak,
nöbetler tutacağım daha kaç gece,
düşünecek birÅŸeylerim olsun…

şimdi kuralına göre oynuyorum yaşam oyununu,
ne kazanmak ne kaybetmek farketmiyor,
acılara bile gülebiliyorum,
ama sakın yanlış anlama,
sen gibi içimdeki mutluluk değil bu,
herşey -öyle olması gerektiği için öyle-de ondan

yine mevsim kış,
yine yollar eksilteceÄŸim,
sömine önünde uyuyan kedi gibi
yayılacağım koltuğa,
yol nereye giderse oraya.

sana geliÅŸlerim,
kendimden kaçışlarım,
sensiz senle konuşmalarım,
sana söylediğim şarkılar,
gece kaybolurken boÅŸlukta sesim,
elini arayacak yine ellerim.

belki bir gün özlersin,
yanımdaki huzuru.

 
Valizim dolu yine asklarla anilarla ,
Yola ciktim sonsuz ayriliklarla
Öyle bir yalnizlik ki yillar yoruldu ,
acilar pismanliklar VE BEN YOLLARDA…

 

gucum yetene kadar….

.
bilsen simdi nerdeyim…

yanındayım,
gucum yetene kadar…

yeterki kucuk yureginle sende dayan biraz,
belki sen erkenden yoruldun,

hayat uzun bir yol,
aslinda bizim oyun alanimiz,

kiymetini bilirsen bir cocuk parki,
bilemezsen engebeli bir dag

hadi toplan gidiyoruz.
bana arkadaslik edeceksin,
evcilik oynarken,
beraber buyuyecegiz..

aglamakda var gulmekte,
bu yol uzun,
sen gul, kucuk gulucuklerin olsun,
melek uykunda.

ben bekliyeyim basucunda,
bazende sen sil terimi,

ama sakin sen uyma onlara,
ayni sarkiyi soylemeyiyim,
“bence sende artik herkes gibisin…”

hadi kucugum,
kucuk yuregim,
cok iÅŸimiz var daha,
gitme vakti,
topla oyuncaklarimizi,
bu gezegende bize yer yok..

2007-09-19 17:11:36
gücüm yetene kadar

· Sonraki sayfa »